31 Ekim 2016 Pazartesi

Zubari'nin Samandag Kitabi

İsmail Zubari, Doğu Akdeniz’in Asi Coğrafyası:Samandağ isimli bir kitap yazdı. Hemen yazayım, Zubari, Samandağ bölgesini en iyi bilen insandır. Bitki örtüsünden tarihine, jeolojik yapısından bölgede yaşayan kuşlara, hayvanlara kadar engin bilgisi bulunuyor. Kendisi aynı zamanda çiftçi olduğu için bitkileri ve onların hastalıklarını da iyi tanıyor. Benim hasta olan asmama fotoğrafına bakarak teşhis bile koymuştu!

            Zubari, Samandağ’a muhteşem bir tarih yazmış, ben sadece birkaç cümle ile özetleyeceğim. Bugün, Samandağ’ın bitişiğinde bulunan Çevlik aslında tarihdeki ismiyle Selefkia Piera’dır. Bu sene kısmet oldu, İsmail Bey bizi oralarda gezdirdi, pek beğendim. Kazı yapılsa herhalde, yeni bir Efes ortaya çıkar... Bizim gezdiğimiz yer bugün dolarak portakal bahçeleri haline gelen liman ve limanın yanındaki gümrük binaları idi. Ayrıca, Selefkia Piera’nın merdivenlerine de tırmanma şansımız oldu, pek hoşumuza gitti.
            Samandağ ismi, bir sütunun üzerinde ömrünü geçiren St. Simon’dan geliyor. Simon’un Arapçası Sem’an olarak okunuyor. St. Simon manastırı 470 metre rakımlı Samandağ’ın hemen yanındaki bir tepe/dağ üzerinde bulunuyor. Üzerinde ömrünü geçirdiği sütun ise o manastırın içinde... Bu çok derin ve ilginç bir konu, daha fazlasını okumak için kitabı almanızı tavsiye ederim.
            Samandağ, bitki örtüsü açısından zengin yerlerden birisi... Nitekim 1846 yılında Boissier ve 1876 yılında Post buralara gelip araştırmalar yapmışlar. Samandağ’ın %32’si orman ve fundalık. Tarım alanlarının dışında kalan yerlerde makiler, keçiboynuzu, defne, mersin ağacı, Kermez meşesi, yabani zeytin, zakkum, erguvan, kocayemiş gibi ağaçlar bulunmaktadır. Ormanlarda ise, kızılçamlar, ardıç, gürgen, kayın ve kızılcık ağaçları bulunmaktadır.
            Verimli Hatay topraklarının Samandağ kesiminde geniş bir alanda çok çeşitli zahter ve kekik yetişmektedir. Bunlardan bazıları, Çanakkale kekiği, İstanbul kekiği, Kara ot, Güveyi otu, Merzengüç, Girit zahteri, Kara kekik, Karabaş kekikiği, Kaya kekiğidir.
            Samandağ’ın en önemli geçim kaynağı tarımdır. En fazla buğday ve zeytin ürünleri yetiştiriliyor. Seracılık da yapılıyor, sera örtüsü altında domates, biber, salatalık ve patlıcan yetiştiriliyor. Samandağ’da Sonbahar’da ikinci ürün de alınıyor salatalık ve domates yetiştiriliyor. Sıkı durun, ülkemizin maydanoz ihtiyacının %50-60 şı Samandağ’dan karşılanıyor.
            Buraya hemen Hıdırbey’de bulunan meşhur çınar ağacını da ekleyelim. 1500-1600 yaş civarında olduğu tahmin edilen çınar, aynı zamanda Hatay ilinin de en meşhur ağacı. Hıdırbey’de “Musa ağacı” olarak isimlendirilen çınarın, Hz. Musa’nın asası olduğuna inanıyor yöre halkı.
            İsmail Bey, Samandağ’daki kumul bitkileri hakkında bilgi verirken kumulun nasıl oluştuğunu da detaylarıyla anlatmış. Denize yakın devamlı dalga etkisinde olan bölgelerde doğal olarak bitki yetişemiyor. Daha içerde ve oldukça tuzlu olan alanlarda ise böğürtlen, zakkum ve yerel adı murt olan yaban mersini yetişiyor.
            Türkiye Avrupa’nın en geniş kumul sistemine sahip olan ülke imiş. Anacak bu sistem, ağaçlandırma, kum ve linyit çıkarımı, konut yapımı, turistik yatırımlar, aşırı otlatma ve tarım arazisine dönüştürüldüğü için çok tahrip edilmiş. Samandağ’da bulunan Chelonia mydas türü deniz kaplumbağasının neslinin devam edebilmesi için Mustafa Kemal Üniversitesi ciddi bir çalışma yapmış. Tesbit edilen 690 yuvalı ve yuvasız çıkıştan 277 tanesi yuva olarak kurtarılmış.
            Yine Mustafa Kemal Üniversitesinde yapılan iki Yüksek Lisans çalışması sırasında 197 tür kumul bitkisi tesbit edilmiş. Bölgede en çok yetişen bitkiler sütleğen, turnagagası, üçgül, yabani yonca, yabani bakladan oluşuyor.
            Samandağ’da eskiden defne ormanları varmış, bugün ise gittikçe yok oluyor. Defne meyvelerinden elde edilen defne yağı, zeytinyağı ile karıştırılıp sabun yapılıyor. Bu tür sabunların iyileri Uzun Çarşı’da satılıyor. Bu konuda görüştüğüm insanlar, normalde sabunun %25-30 unun defne yağı olabileceği ve bu miktarın ideal olacağını söylediler. Ancak, ben İsmail Zubari’den %70 defne yağı katılanını satın aldım. Gazeteci Vasi Köse’ye göre, sabundaki defne yağı oranı fazla olursa bazılarında alerji yapabiliyormuş. Alerji yapar mı bilmiyorum, ama orta yere koydum, şahane kokuyor. İsmail Zubari kitabında, son yıllarda yabancı kozmotik firmalarının aşırı defne yaprağı almaları yüzünden ağaçların tahrip olduğu görüşünde. Şenköylüler sitesinde ise hakiki defne yağı satılıyor. Diz veya eklem ağrılarına iyi geliyormuş. Çok güzel kokuyor, arada açıp kokluyorum.
            Neyzenlerin kullandığı neyler sadece Samandağ’da yetişen bir kamış türünden yapılıyormuş. Samandağ kamışı denilen bu tür Asi nehrinin denize yakın yerlerinde seyrek şekilde yetişiyormuş. Seyrek yetiştiği ve çok da talep olduğu için bilimsel çalışmalar sürdürülüyormuş. İnşallah üretirler de asıl doğal bitki tahrip olmadan kurtulur.
            Samadağ, dünyanın en önemli kuş göç yollarından birisi üzerinde bulunmaktaymış. Afrika’nın orta ve güney kesimlerinden kalkan binlerce kuş Doğu Akdeniz’in sahil kesimini takip ederek Samandağ’dan geçer. Bir kısmı ise geçici konaklama yaparak bölgedeki sazlık, bataklık ve sulak alanlarda barınırlar. Samandağ’dan giden kuşlar, Kuzey Avrupa’ya, Sibirya’ya kadar giderler. Sonbahar’da ise yine aynı yoldan geri dönüp, Afrika’nın sulak bölgelerine giderler.
            Her inancın kendine özgü bayramları olmakla birlikte yüzyıllardır bir arada yaşayan farklı inançtaki insanlar bazı bayramları ortak kutlamayı gelenek haline getirmişlerdir. Samandağ’da kutlanan bayram sayısı 100’ü geçer. Bu bayramlardan bazılar şöyle: Milat Bayramı (Miled) 6 Ocak; Yılbaşı (Res-ül Sene)14 Ocak; Vaftiz Bayramı (Kıddes) 19 Ocak; Paskalya (Diriliş) Bayramı 30 Mart; Barbara Bayramı (Bırbara), 4 ve 28 Aralık; Salip Bayramı (Haç-Çarmıh) 27 Eylül; Evvel Temmuz (Havariler bayramı) 14 Temmuz, Meryem Ana Bayramı: 15 Ağustos.
            Yazı oldukça uzun oldu ama İsmail Zubari’nin kitabı bitmedi... Sayfaların sonunda yaptığı ilginç röportajlar da yer alıyor. Sayfadaki fotoğrafların tümü İsmail Zubari’ye aittir. Kendisine Facebook sayfasının mesajlar bölümünden ulaşabilirsiniz.

            

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

WELAJANS Web sitesi çözümleri; Sizin de bir web siteniz olabilir. ->>> htt:// www.sitepaneli.net