3 Mart 2016 Perşembe

Orman , Peçiç, yemek ve Antepliler

Geçtiğimiz Pazar günü Eczacı ve Çevreci Abdülkadir Bilge’nin evinde I. Peçiç Turnuvası yapıldı. Aslında turnuva çok önemliydi de asıl olan dostların biraraya gelmesiydi. Abdülkadir Bey, çevreci olduğu kadar her türlü kültürün yaşamasına da çok önem veriyor. Vaktinin hepsini çevre ıslahına ayırmış durumda. Belgrat Ormanı Koruma Gönüllüleri Derneği’nin de başkanı. Ormanın hemen yanıbaşında yaşadığı için çok yakından ilgileniyor ve işini çok da seviyor.

            Abdülkadir Bey, uzun süreden beri bana: “beni evine davet etme, pişir getir, burada benim evimde yiyelim hem de sizi ormanı gezdiririm” diyordu. Böylece bir ay önceden hazırlıklara başladık! Önce arkadaşlarıma haber verdim. Herkes bir çeşit yemek getirecekti, hangi yemeği kimin yapacağına karar verdik. Tam da bu hazırlıklar sırasında Gaziantep’ten Emel Hengirmen geldi, Abdülkadir Bey’in ablası. Çok sevindik tabii... Zira, tüm toplantılar Emel Abla ile daha güzel olur. Emel Abla, benim Yazlık komşum aynı zamanda. Çok şey öğrendiğim, sevdiğim, beraber yüzdüğüm birisidir. Önemli bir ayrıntı da Emel Abla’ya yenile yenile peçiç oynamayı öğrenmemdir.
            Belgrat ormanları taa Osmanlı devrinden beri İstanbul’a su temin etmek için de kullanılmış bir yer. Padişah ve Sultanlar tarafından yaptırılan bentler halen duruyor.  Aslında bu eserler ormana hoş, romatik bir hava da veriyor. Tahmin edeceğiniz gibi, bentlerden gelen su, bileşik kaplar kanununa göre şehrin Taksim gibi yüksek bir tepesine çıkıyor, oradan semtlere dağıtılıyordu.
            Halen Belgrat ormanlarının etrafındaki köylerde manda yetiştirildiği için Abdülkadir Bey bize sabah kahvaltısında manda kaymağı ikram etti. Ancak, manda sayısı yakın zamana kadar 20 bin iken, aşırı yapılaşma neticesinde 3 bine gerilemiş. Şimdi de yeni havaalanı yapılıyor, mandaların içinde büyük keyifle yattıkları küçük gölcükler yeni havaalanı nedeniyle doldurulmuş bulunuyor. Demem o ki, manda sayısı çok daha azalacak ve kaymak filan da kalmayacak Belgrat ormanı yakınlarında.
            Kahvaltıda yediğimiz lezzetli ürünlerden birisi de Suat Sabuncu’nun ürettiği baldı. Suat Bey, Sarıyer Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ismiyle bir Kooperatif kurmuş, arı yetiştirip bal yapıyor. Ürettiği bal, çok koyu renkli, içerisinde kestanenin yanısıra başka tadlar da barından gayet lezzetli bir yiyecek, gerçekten beğendim. Arılar sadece Belgrat ormanları bölgesinde yayılıyormuş.  Suat Bey, aslen Nizipli o nedenle de Antep kültürünü gayet iyi biliyor. Bizi esprileriyle çok güldürdü. Suat Bey’in dediğine göre alternatif tıp uygulamalarından birisi de vücudun gereken yerlerine yaptırılan arı sokmalarıymış. Bu konuda çok bilgili, hangi hastalıklar için ne tür arı tedavisi gerekiyor, ezbere sayıyor size...
            Sabri Günenç, kahvaltı için son derece nefis, maş piyazı, lolaz piyazı ve nohut hazırlamıştı. Kahvaltıda sıcak ekmekle piyaz yemek ne kadar keyifli bir şey...
            Bilir misiniz? Anteplilerde sıcak ekmek merakı vardır. İlle de dumanı üzerinde ekmek yiyecekler... Şimdi, bu gelenek tüm ülkeye yayıldı ve ekmeği sıcak sıcak yemek pek moda oldu, her neyse... İşte bu meraktan yola çıkarak Pazar günü Suat Bey, hiç üşenmemiş beğendiği bir fırına gidip, bize küncülü ve küncüsüz tırnaklı ekmek yaptırmıştı. –Küncü kelimesinin Antep lisanında susam anlamına geldiğini de yazayım buraya- Gerçekten de bize gelinceye kadar soğumasına rağmen Suat Bey’in yaptırdığı ekmek çok lezzetliydi. Hatta, bir kısmını eve getirdim ve birkaç gün kızartarak yedim, nefasetini hiç kaybetmedi.
            Evet, muhteşem şakaların, esprilerin havada uçuştuğu bol kahkahalı bir kahvaltıdan sonra Abdülkadir Bey’in rehberliğinde Belgrat ormanlarına gittik. Ben ilk kez gidiyordum galiba, pek sevdim oraları... Rehberimiz bölgeyi pek iyi bildiği için sık sık durup, baharın erken gelmesi nedeniyle açan küçük orman çiçekleri konusunda bilgi vermeyi de ihmal etmedi. Gördüklerimiz arasında çuha çiçekleri ve orman sümbülleri vardı. Belgrat ormanlarının içinde padişah ve Valide Sultan tarafından yaptırılan su bentleri var. Bentlerde biriktirilen sular, doğal cazibesi ile şehre akabilsin diye, bileşik kap yöntemine göre yapılan künklerden oluşan bir sistemle Taksim’e kadar taşınmış vaktinde... Bugün halen kullanılıyor sistem.
            Abdülkadir Bey’in Belgrat Ormanları Koruma Derneği’nin Başkanı olduğunu yukarda yazmıştım. Onunla gezdiğimiz sürede gördüm ki, ormandaki her şey ile tek tek ilgileniyor. Örneğin bir ağaç yıkılmış, oldukça yaşlı ve özel bir çeşit meşe olduğu için onu kaldırmamaya karar vermişler. Ağacın yıkılırken tahrip ettiği bir iki masa onarılıp, etrafı düzenlenip, ağaç o şekilde bırakılacak, doğal görünümü bozulmayacak böylece. Bize verdiği bilgiye göre, Belgrat ormanlarının alt kısmı tamamen su... Bu nedenle ağaçlar dibe kök salamıyor, köklerini etrafa yaymakla yetiniyorlar. Kar yağınca veya kuvvetli rüzgar esince, zemine doğru dürüst tutunamadıkları için devrilme şansları çok fazla. Nitekim, ormanda bu nedenle devrilmiş ağaçları görmek mümkün. Gezdiğimiz sürede ormanı pek beğendim ve oraya daha sık gitmeye karar verdim. Özellikle genç insanlar benim gibi düşünüyor olmalı ki, bisikletleriyle, arabalarıyla, yaya olarak gelen dolu insan, -hava bulutlu olmasına rağmen- ormanda gezip keyif alıyorlardı.
            Kültürü yaşatmak... Peçiç bilindiği gibi Gaziantep’te yaygın şekilde oynanan çok popüler bir oyun. Buraya tarihini yazmayacağım, sade Hindistan kökenli olduğunu söyleyeceğim, internette Türkçe olarak gayet bol bilgi var, meraklılar okuyabilirler. Abdülkadir Bey istiyor ki İstanbuldaki Antepliler arasında peçiç turnuvası her sene düzenli yapılsın ve bu geleneksel hale gelsin. Ben, peçiç konusunda halen kendimi acemi sayıyorum!  Arsuz’da Sevgili Emel Abla’ya yenile yenile biraz öğrendim! Evde ise, benim uyku açma aracım! Bilgisayarda çalışırken, özellikle akşam saatlerinde gözlerim kapanmaya başlayınca, kendi kendime peçiç oynayıp uykumu açıyorum! Kendi kendime oynamamın, acemiliğimi bir ölçüde gidermeme çok katkısı oldu. Evet, I. Peçiç turnuvasının şampiyonu Emel Hengirmen oldu. Emel Abla, gerçekten kendine göre bir takdiği olan iyi bir oyuncudur. Tüm kalbimle tebrik ederim.
            Çevrecilik, Anteplilik, Rotaryenlik derken Abdülkadir Bey çok popüler bir insan. Muhteşem bir çevresi ve çok güzel arkadaşları var. Onlardan bazıları ise sanatçı... Asım Kuzuluk ve Sevim Seçkin de Pazar günü bizlerler beraberlerdi. Bize şahane türküler söylediler. Türkü, gerçekden de Anadolu’nun dili bence... Sevim Seçkin de onu hayata döken, değerli sanatçılardan birisi...
            Efendim, Antepliler birarada olur da yemek olmaz mı? Hangi yemeği kimin yapacağı günler önceden belirlendi! Bana soğanlı lahmacun düştü. Fatma Sancılı dolma, Nuran Bilgin Bayraklılar fellah köftesi, Nevzat Keresteci kabaklama, Abdülkadir Bilge tavuklu pilav yapmışlardı. Hepsi birbirinden nefis olmuştu, herkesin eline sağlık!

            Birinci peçiç turnuvası, esprileri, türküleri, yemekleri, balı ve orman yürüyüşü ile benim için şahane bir anı oldu...

Yazarın diğer yazıları: http://www.ayfertuzcuunsal.com/ adresinde

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

WELAJANS Web sitesi çözümleri; Sizin de bir web siteniz olabilir. ->>> htt:// www.sitepaneli.net