25 Şubat 2015 Çarşamba

FANNY ANDREWS SHEPARD

   

            Fanny Andrews Shepard 1856 yılında Honolulu, Hawai’de doğar. 1881 yılında Michigan Üniversitesi Tıp Okulundan tıp doktoru olarak mezun olur. 5 Temmuz 1882’de kendisiyle aynı okuldan mezun Dr. Fred Douglas Shepard ile evlenir. İşte tam da burada yolu Antep’le kesişir. Çünkü eşi, Antep’te bulunan Merkezi Türkiye Koleji hastanesinde görev almıştır.



O zaman Antep’e gelmek için tek yol, New York’dan vapura binip Avrupa’ya gitmektir. Shepard çifti de öyle yapar. Evlendikten bir ay sonra 5 Ağustos 1882’de New York’daki arkadaşlarına el sallayıp geniş okyanusa açılırlar. Geminin güvertede genç misyonerler vardır, vakit geçirmek için yolculuk boyunca satranç turnuvaları düzenlerler.
                Manş denizindeki rekor kıran fırtına nedeniyle Londara’da bir hafta geçirirler. Paris’i, Köln’ü, Mainz’i ve Viyanayı gördükten sonra ver elini İstanbul...
                Antep’e atanan yeni doktor Shepard, çok becerikli bir adamdır. Diş hekimliği de yapabilecek eğitim almıştır. İstanbul’da tıp diplomasının Türkçeye çevrilmesi için beklerken,  Anadolu’nun çeşitli yerlerine gitmek için İstanbul’da bulunan bazı misyonerlerin dişlerini yapmıştır.
                Dr. Shepard: “Hanım da aynı diplomayı almak istiyor. Benimle aynı üniversiteden doktorluk diploması aldı” dediği Osmanlı devleti görevlisi, “kadına çalışma izni vermek diye birşey olamaz” diye cevapladı bu isteği. Ve devam etti: “Neden Antep’e gidiyorsunuz? Bizim İstanbul’da doktora ihtiyacımız var. Üstelik hanım, haremlere girip kadınları tedavi ederek çok para kazanabilir” diye de tamamladı sözlerini.
                Kendilerini Antep’e davet eden ve yolculuk boyunca yanlarında bulunan Merkezi Türkiye Koleji Rektörü, Dr. Trowbridge:”Gemi ile İskenderun’da daha sonra da karayolundan Antep’e gideceğiz. Bizi Belenden geçerken yirmibeşbin sivri sineklik bir ordu bekliyor” dedi. Mrs. Shepard hiç korkmadı bu sözlerden “onlar benim Hawai’den eski arkadaşlarımdır” diye dostça bir cevap verdi.
                10 Ekim 1882’de İskenderun’a indiklerinde doğanın manzarasına hayran olmuştu. Etraf yeşillikti ve çiçeklerle bezenmişti. O sırada pek beğendiği bu yerlerde, sıtma, trahom gibi hastalıklar kol geziyordu. Kendilerini vapurdan almak üzere at ve katırlardan oluşan bir  kervanı geldi. Hayvanların boyunlarında sallanan çanları ve onları bağlayan mavi nazar boncularını severek izledi.
                Bağrış, çağrış içinde beyaz şalvarlı, çizgili abalı ve kırmızı fesli katırcılar eğerlerin üzerine eşyaları yüklediler. “Maşallah Hanım ata binebiliyor” dedi katırcı. Yol boyu geçtikleri köylerdeki çocuklar: “şapkalılar geçiyor gelin bakın” diye bağırıyorlardı. Ata binen Fanny’e peçeli kadınlar peçelerini kaldırıp baktılar. Kendilerine bakan bir sürü göze bakmak, meraklarını gidermek ve onlarla arkadaşlık kurmak için, Dr. Trowbridge genç doktor çifte, “maşallah” demesini öğretmişti
                Beş gün süren yolculuk aslında eziyetliydi ama genç kızlığını Hawai adalarında at üzerinde geçiren Bayan Shepard için bu yolculuk adeta bir tatildi.
                Fanny-Fred Shepard çiftinin üç çocukları oldu. Florance 1883’te; Lorin 1890’da; Alice ise 1885’te doğdular.
                Bayan Shepard, kadın olduğu için doktorluk yapamaz ama Merkezi Türkiye Kolejinde Tıbbi Botanik dersleri verir. Bu dersi verebilmek için de Antep çevresi ve Toros dağlarının Nur dağı mevkiinden bitki örnekleri toplar. Prof. Dr. Asuman Baytop, Tübitak tarafından yayınlanan Türkiye’de Botanik Tarihi isimli kitapda Bayan Shepard’ın yurdumuzdaki ilk tıbbi botanik dersi veren ve yerli bitkilerden bir koleksiyon oluşturan ilk kadın toplayıcı olduğunu yazar.
                Eşi ile at sırtında Antep bölgesinde birçok araştırma yapan ve bitki örnekleri toplayan Fanny, bu örnekleri American University of Beirut’daki botanik öğretim üyesi Dr. George Edward Post’a gönderir. Dr. Post, bu örneklerden onbeş kadarını yeni tür olarak kabul eder ve bunlara Bayan Shepard’ın adına izafeten shepardii diyerek yayınlar. Bu koleksiyon halen Beyrut’daki Amerikan Üniversitesinin Herbaryumu’nda muhafaza edilmektedir. Türkiye’de Botanik Tarihi kitabında Bayan Shepard tarafından günümüz botanik dünyasına kazandırılan bitkilerin geniş dökümleri ve anlatımları detaylı olarak bulunmaktadır.
                Benim kadınlar günü nedeniyle yüzyıl önce Antep’te yaşayan Bayan Shepard’ı anlatmak istememim asıl nedeni onun Antep işi olarak isimlendirilen nakış türünün yaygınlaşmasında, ticari hale gelmesinde ve motif çeşitliliği kazanmasındaki oynadığı rol... Fanny, şu veya bu şekilde dul kalan, çocuklarına bakmak için çaresizlik yaşayan kadınlara, Amerika’daki kız kardeşinin maddi desteğini alarak atölyeler kurmuş; Merkezi Türkiye Koleji mezunu genç bir adamı yetiştirerek, atölyelerin ürettiği nakışları İngiltere ve Amerika başta olmak üzere İngilizlerin yaşadığı birçok ülkede pazarlanmasını sağlamıştır. Antep işi pazarlamasını o kadar iyi organize etmiştir ki, bir ara mahalle aralarında kurulan atölyelerde 2500 kadar kadın iş bulabilmiştir. Özellikle “nakışlı mendil” ismi altında sattıkları mendillerden binlerce düzine üretmiş ve dünyaki çeşitli ülkelere göndermişlerdi.
               
                Birinci Protestan kilisesinde (yanan sinema) 17 Ekim 1907’de Shepardların Anteb’e gelişlerinin 25. Yılı kutlandı.  Kilisenin salonu zengin evlerden getirilen halılarla döşendi. Kaymakam, diğer devlet görevlileri, siyah ipek çarşaflı hanımlar, kırmızı fesli beyler, Müslümanlar, Protestan, Katolik, Geregoryan ve Yahudiler, herkes gelmişti... Sarığı ile hoca, deve yünü ceketi ile Derviş şeyhi ve hastaneyi yakılmaktan kurtaran Hacı Hüseyin Ağa.. Salonda iğne atsanız yere düşmezdi... Dr. Fred Shepard burada yaptığı konuşmada Antep’e  insanlığa hizmet için geldiğini, cebini doldurmaya gelmediğini söylemişti. Bu toplantıda nedense topladığı bitkiler ve düzenli arşiv çalışmasıyla botanik dünyasına ciddi anlamda katkıda bulunan; maddi bakımdan büyük yoksulluk çeken binlerce insana gelir sağlayan Bayan Fanny Andres Shepard’dan bahsedildiğine dair bir kayıt bulamadım... Kadın olduğu için herhalde...
                Dr. Shepard 18 Aralık 1915’te tifüsten Antep’te ölünce, Fanny büyük kızı Florence sı alarak Birinci dünya savaşından geriye kalan günleri diğer kızı Alice ve ailesiyle Beyrut’ta geçirdi. Savaştan sonra Amerika’ya döndü ve 1920’de ölünceye kadar kız kardeşi ile Orange, New Jersey’de yaşadı.
                Bayan Shepard’ın ölüm ilanını New York Times gazetesinde buldum. İlanda da kocası Fred Shepard ile uzun yıllar Antep’te çalışıp, tıp alanında olduğu kadar eğitim ve ekonomik koşulların iyileşmesi için çalıştığı belirtilmiş. Hafızam beni yanıltmıyorsa, torunu Dr. Barckley Shepard, babaannesinin küllerinin Gaziantep’e getirilip kocası Dr. Fred Shepard’ın mezarına konduğunu söylemişti. Minnet ve saygıyla anıyorum, Allah rahmet etsin.


FANNY  ANDREWS  SHEPARD
Ayfer Tuzcu Ünsal

Yazarın diğer yazıları: http://www.ayfertuzcuunsal.com/ adresinde

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

WELAJANS Web sitesi çözümleri; Sizin de bir web siteniz olabilir. ->>> htt:// www.sitepaneli.net