19 Kasım 2013 Salı

Fıstığın Damla Sakızı ile Akrabalığı

“İstanbul Sakız Günleri”, Sema Temizkan tarafından ikinci kez organize edildi. Sema, bu işi çok başarılı yapıyor, zira her seferinde farklı insanlardan sakız (mastik) hakkında farklı şeyler öğreniyoruz. Armada Oteli de toplantıya sponsorluk yapıyor. Salon vermesinin yanı sıra ikramda bulunuyor ve destekliyor bu tür kültürel etkinlikleri. Bu arada Sakız Adası (Kios) Yerel TV istasyonundan da muhabir, sunucu ve kameramen geliyor. Böylece pek hoş bir toplantı oluyor, Sakız günleri...



Sakız (mastik) tadını çok seviyorum. Kullanmasını da öğrendim. Yapışkan olduğu için havanda döverken un veya şeker kullanmak gerekiyor. Böylece hem ezilip küçük parçalara ayrılıyor, hem de havana yapışmıyor. Sakızı olduğu gibi, suya veya süte koyarsanız katiyen erimiyor, bilginiz olsun...
Sakızı benim için ilginç kılan diğer bir yönü ise, Antep fıstığı ile akrabalığı... Armada Otelinde yapılan toplantıda Prof. Dr. Kerim Alpınar bu konuda şahane bir sunum yaptı. Kerim Bey aynı zamanda Biota Vakfı’nın Bitki Bölümü Başkanlığını da yapıyor.
Antep fıstığı, memengiç, bıttım, sakız (mastik) hepsi aynı familyadan. Kerim Bey, bu akrabalığı gayet anlaşılır bir tablo haline getirmiş, şöyle:



Anacardiaceae (Fıstıkgiller, menengiçgiller)
70 cins, 875 tür
Düşey reçine kanalları içeren odunlular
Pistacia (fıstık) cinsi, 9 tür
p.atlantica (Adi sakız, sakızlık)
p. chinensis *(Afganistan – Çin)
p. euryearpa (Hendek)
p. khinjuk (Bıttım, buttum)
p. lentiscus (Mezdeki sakızı, Yabani sakız ağacı)
p. palaestina (Çöğre, Filistin sakızı)
p. x saportae (Çetem) [ p. terebinthus x lentiscus]
p. terebinthus (Menengiç)
p. vera (Antep fıstığı)



İstanbul’da Florya Atatürk Ağaçlandırma sahası ve Ataköy’deki Yunus Emre Kültür Merkezi bahçesinde birisi, iki yüz yaşın, diğeri üç yüz yaşın üzerinde iyi korunmuş ve bakımlı Sakız ağacı bulunuyor. Ancak, Kerim Hoca bunları canlı olarak yakından inceleyince sakız olmadıklarına, menengiç olduklarına karar verdi. Sakız, pistacja olarak bilinen ağacın gövdeside bulunan reçine kanallarından elde edilen bir madde aslında.
Sakız ağaçları Akdeniz ikliminde Kuzey Afrika’dan, İtalya’ya Dalmaçya kıyılarına kadar her yerde var. Yukardaki tabloda göreceğiniz gibi düşey reçine kanalları içerdiği için reçinesi de var. Ancak, bu reçine kullandığımız sakızdan daha akışkan olduğu ve o kadar da hoş kokmadığı için hiç bir zaman sakızın yerini tutamamış. Nitekim, Anadoludaki yabani sakız ağaçlarından elde ettikleri sakızlarla çocuklar sadece oynarlar, ya çiğnerler, yada ellerinde çeşitli şekiller verirler.
Armada Otelinin sponsorluk yaptığı toplantıda sakız katılarak yapılan yiyecekler de vardı. Bunların arasında, sakızlı pilav, sakızlı balık, sakızlı balıklı pilav gibi, gerçekten alışkın olduğumuz tadlardan farklı yiyecekler tadıma sunuldu. Ayrıca, Hacıbekir müessesesi, dükkanında sattığı, sakızlı lokum, sakızlı akide şekeri ve sakızlı ezmeyi bizlere ikram etti. 
Bu arada Sakız Adasından direk ithal gelen sakızlar da vardı toplantıda. Mastiha shop therapy isimli bir mağazaya Akdenizli ismi verilerek Türkiye’de pazarlanmaya başlanılmış. Firma, damla sakızı tanelerinin yanısıra, sakızla yapılmış reçel ve şekerler de satıyor. Şu anda web sitelerinden temin edilecek ürünler yakında bazı gıda süpermarketlerinde de bulunacakmış.
Gerek Kerim Hoca’nın konuşmasında, gerekse, Akdenizli dükkanının bastırdığı broşürlerde damla sakızının ağıza hijyen sağlamak amacıyla kullanıldığı konuşuldu. Edindiğim broşürde temizlik amacı ile damla sakızı çiğnendiğinde ağızda daha fazla tükürük salgılanması ve o nedenle ağız kuruluğunu önlediği, ayrıca diş etlerini güçlendirdiği, mikrobiyal plak oluşumunu engellediği ve ağız boşluğu içerisinde bakteri üremesini önlediği de bahsedildi.
Sütlacımıza, pilavımıza, muhallebimize, dondurmamıza, reçelimize nefis tad veren damla sakızının en önemli mağrifetlerinden birisi de mide ağrılarına, sindirim sorunlarına ve mide ülserine iyi geldiğinin de bilinmesi.
Sakız Adasından gelen TV sunucusu “Sakız Günlerinin, Kasım ayı içerisinde İstanbul’da kutlanması gelenek haline gelirse ne kadar seviniriz” dedi. Bundan sonraki toplantı büyük olasılıkla Sakız Adasında olacak….


Yazarın diğer yazıları: http://www.ayfertuzcuunsal.com/p/yazilari.html adresinde

1 yorum:

  1. Sema Temizkan'a organizasyonu için, Hocamız Kerim Alpınar'a bilgilendirmesi için çok çok teşekkür ederiz. Harika bir gündü. Ve harika sakız kokusuyla eve döndüm.Emeği geçenlere teşekkürler.
    Tümay Tuncer

    YanıtlayınSil

WELAJANS Web sitesi çözümleri; Sizin de bir web siteniz olabilir. ->>> htt:// www.sitepaneli.net